Sevgiyle Merhaba...

Hepimizin içinde benzersiz bir güzellik var. Güzeliz, çünkü en güzeldeniz.
Kimimiz onu yeni yeni görmeyi başardı, kimimiz şimdilerde bunu unutmaya başladı. Hani bazen unuturuz ya yaşamın sihrini, kapatırız ya fark etmeden yüreğimizin gözlerini... Hani bazen kaybolmuş hissederiz kendimizi, yapayalnız ve terk edilmiş bir köşede...
Sadece bir dokunuş, bir gülümseyiş ötededir gerçeğin en güzeli oysa. Biz unutulduğumuzu düşünsek de koşulsuz ve sonsuz bir sevgiyle seviliriz. Unutan da bizizdir aslında, kendi kendini terk eden de, yüreğini kaybeden de. Bir küçük adım ötededir aslında... Kendimize doğru attığımız küçücük bir adım mesafede...
Sevebildiğimiz an kendimizi, tüm kılıflarını atacak yaşam, gösterecek açarak kollarını ardına kadar içinde sakladığı güzelliği. Sevmekle yeniden başlayacak yaşam, benzersiz bir renge bürünecek yüzümüzdeki ifade... Aşkla bakacak gözlerimiz, aşkla konuşacak dillerimiz... Keşfedeceğiz güzelliklerin cümlesini... Bulduğumuz an O'nu, bir daha hiç bırakmak istemeyeceğiz.
Haydi dostlar, bırakın şimdi o gereksiz yükleri ve birlikte çıkalım keşfine en güzelin, içimizdeki güzelliğin...

02 Haziran 2008 Pazartesi

ASHUA Dergisi 15 Mayıs - 15 Haziran 9. Sayısında...

Ashua her ay olduğu gibi bu ay da dopdolu içeriğiyle sizlerle…

“İstediğiniz kadar, halkın istediği kadro partisini kurun, kadro partisi bir müddet sonra lider partisi oluyor, tek adamlık oluyor. Bu tek adamlık tabi ki istişareden kopuyor ancak çevresini saran adamlarla bütünleşiyor, tek vücut oluyor, “Benim dediğim olacak.” diyor.” diyen Ali Coşkun ile çarpıcı bir sohbet…

Küçük hesaplar, sözde demokratlar, kiralık kalemler, ipotekli akıllar ile Turhan Çömez…

“Paphlagonia – Demir Atlılar ülkesi – Amasra’dan Venedik’e…” Muhteşem Amasra’yı bir de Gündüz Gözüyle görün…

“Artık hiçbir şey aynı değil… Günlerdir bu düşünce aklına takılıp duruyordu. Aslında sadece son günlerde değil son birkaç yıldır bir şeyler değişmeye başlamıştı. Her şey aynı görünse de artık aynı olmadığından emindi. Hissettirmeden izliyordu eşini. Sanki gözleri artık bir başka bakıyordu onun.” Ayça Ulusoy’dan bir aldatma hikâyesi…

“Demokrasi bilincini yakalayabilmiş toplumlar için böyle bir oy oranına sahip olmak büyük güçtür. Ama bizde böyle olmuyor, varoşlarda nohut, bisküvi, gibi malzemeler dağıtılıyor.” ile başlayan Ömer İzgi röportajı…

“Az gittik uz gittik Türbana dolandık” ile Tayfun Talipoğlu…

“Saklı kentin saklı çocuklarıydı onlar. Yalın ayaklarıyla, taptaze çimlerin üzerinde yürüyorlardı. Unutulmuşlardı. Bir paçavra gibi kullanılmış, yıpranmış ve çöpe atılmışlardı...”
Jonglör ile Oytun Çölok

“Bir olur mu bedenler, yüreği hapseden çoğul düşünceler geziniyorken aralarında ve sabahında ayılıp hiçbir şey olmamış gibi koşarak uzaklaşıyor ya da örtmeye çalışıyorsa üzerini bir pişmanlığın daha, eğreti bir aceleyle… Nasıl sen olursun derinin altından uzanan sen değilsen… Nasıl aşktan bahsedilebilir, kokusunu içine çekmeden yüzünü sürdüğün sevgilin değilse…” Üçgenler ve Kareler ile Haluk Gürel…
***********************************
Ve Çok Daha Fazlası...
ASHUA Dergisi şimdi yepyeni görünümü ve ilgi uyandıracak ekleriyle 7,5 YTL
Abonelik için 0 312 4681585 - http://www.ashuadergisi.com/

0 yorum:

HayatIn İçİndekİ Güzellİğİ Keşfet

hava durumu - ankara

hava durumu - istanbul